ALİ BABA
ANA SAYFA
ATATÜRK
ZİYARETÇİ DEFTERİ
HABERLER
ABDİ KÖYÜ
FOTOĞRAFLAR ALBÜMÜ
Ali Terazi Albüm
ŞİİRLER Abdi Köyü/ Kozaklı
FOTO GALERİ
TÜM SUNGURLU ÖZEL
TURHAL
DEVELİ
ŞEREFLİKOÇHİSAR
SUNGURLU VERGİ DAİRESİ PER.
21.VERGİ HAFTASI
SÖZ YURTTAŞIN
DOSTLAR ALBÜMÜ
KÜLTÜR HAZİNELERİMİZ
AHİ VE AHİLİK
NUTUK
NOSTALJİ
SAYAC
BASINDA ALİ TERAZİ
ESKİ TÜRKLERDE ÖLÜ GÖMME
KARINCALAR
MEKTUPLAR
ANKARA GEZİSİ 2009
SUNGURLU'DA DÜĞÜN
WİNDOVS LİVE_FOTOĞRAFLARI
ABDİ KÖYÜ SLAYTLARI
ALİ BABA ve 35 YIL
ANILAR (ALİ TERAZİ)
YERLİ MALI HAFTASI
NOTLARIM YENİ
SESLİ ŞİİR VE SLAYTLAR VİDEOLARI
ORGAN BAĞIŞI
FOTOĞRAFLAR SLAYTI
ESKİLER VE YENİLER
AZİME AKTAŞ
TARİHİNİ ARAŞTIRMALISIN
STRESİ YEN
ALİ BABA'NIN KÜTÜPHANESİ
KİTAPLIĞIMDAKİ KİTAPLAR:
VİDEOLAR YENİ 2016
TABİAT VİDEOSU (2016)
VİDEOLAR 2017 YILI
KÜTÜPHANE

ALİ BABA SİTESİ
TÜM SUNGURLU ÖZEL
''EŞEK ARISININ İĞNESİNE BENZİYOR DİLİ'' AŞIK İBRAHİM ARMUTCUOĞLU: KKKKKKKKKKKKKKKKKKKKKK

                 ‘’’’HATIRLA VE HATIRLAT’’’’’

 

ŞEREFLİKOÇHİSAR ATANIZIN YURDUDUR.

UNUTMAYIN Kİ HEPİNİZ BİRBİRİNİZİN DOSTUDUR.

GÜNEŞ TEPEDEN GÜNEŞİN BATIŞI BİR BAŞKADIR.

(E) DOKSAN YOLU SİZLERİN ŞAHDAMARIDIR.

 

YETER ARTIK KAMYONLARI ŞEHİR İÇİNE ALMAYIN.

ŞU ŞEHRİN İMAR PLANINI BİR GÖZDEN GEÇİRİN.

ALLAH AŞKINA ŞU YOLLARI TOZDAN KURTARIN.

NE OLUR TARİHİ ESERLERİ BİR MÜZEDE TOPLAYIN.

 

KIZILIRMAK SUYUNUZU ANKARA ALDI ELİNİZDEN.

BÜYÜK BALIK KÜÇÜK BALIĞI YUTTU GÖRDÜNÜZ MÜ?

YİNE YURTTAŞI KURTARAMADINIZ TUZLU SUDAN.

TATLI SUYUNUZ BİRGÜN MUSLUKTAN AKAÇAK İNAN.

 

ÜÇLER YILMAZ DOSTUM KÜTÜPHANEYİ ATLADI.

YİNEDE UMUDUM VAR KURULAÇAK O KÜTÜPHANE.

BELKİ YARIN BELKİ YARINDAN DA YAKIN.

YETER Kİ CANI SAĞOLSUN ÜÇLER YILMAZ DOSTUMUN.

 

DOSTLAR BİR KÂĞIT FABRIKASI KURUN.

TUZ GÖLÜNDEN ÇOK ÜRETİM YAPIN.

BADEM AĞÇI DİKMEYİ YENİDEN DÜŞÜNÜN.

ÜRETİN CAN DOSTLAR ÇOK ŞEYLER ÜRETİN.

 

İSTERSENİZ BEYPAZARI’NI ÖRNEK ALIN.

BOL, BOL HAVUÇ SALATASI YİYİN.

ŞU KELEK (hırt) TURŞUSUNU BİR ÜRETİN.

ÜRETİN CAN DOSTLAR ÇOK ŞEYLER ÜRETİN.

 

ŞU BAĞCILİĞA ÖNCELİKLE BİR EL ATIN.

ŞIRASI BOL, ÇEŞİTLİ ÜZÜMLER YETİŞTİRİN.

HEM PEKMEZ, HEM DE KALİTELİ ŞARAP ÜRETİN.

KALBE İYİ GELİR BOL BOL ŞARAP TÜKETİN.

 

ÇOK ÇALIŞMALI ŞERFLİKOÇHİSAR’IN OĞLU İLE KIZI,

HİÇ KİMSE İSTESEDE YIKAMAZ SİZİ,

HER DEM ÖZLÜYORUM SİZ DOSTLARI.

YILLAR GEÇSEDE, UNTTURMASIN SİZLERE BİZİ.

 

DEMEYİN YİNE CAN DOSTLAR TERAZİ ŞAŞIRDI.

DUYDUM YAKUP TOLU OKULUN YERİNİ VERMEDİ.

BENDEN SELAM OLSUN HABER GAZTEM ÇENGELE,

HEM HATIRLASIN, HEM DE HATIRLATSIN DOSTLARA.

 

                                                                            ALİ TERAZİ
                                                                              11.03.2008 
                                                                             SUNGURLU

                                                                                                                      

                                                                                                         
  SUNGURLU'DAN FOTOĞRAFLAR



OKULLARIMIZA BEYAZ BAYRAK:

Millî Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokol gereği, ilk ve orta öğretim okullarında uygulanan ''Beyaz Bayrak Projesi'' kapsamında Çorum'un Sungurlu ilçesinde 3 okula ''Beyaz Bayrak'' verildi. Okulların temizlik konusunda teşvik edilmesi amacıyla uygulamaya konulan ''Beyaz Bayrak Projesi'' kapsamında Sungurlu ilçesinde Haydar Öztaş Anadolu Lisesi, Hürriyet İlköğretim Okulu ve Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu “Beyaz Bayrak” almaya hak kazanmıştır. Beyaz Bayrak teslimi için dün Haydar Öztaş Anadolu
Lisesi'nde yapılan törene sayın Valimiz Mustafa Toprak,Sungurlu Kaymakamız Gürsoy
Osman Bilgin, Sungurlu Belediye Başkanı Ahmet Karacif,Haydar Anadolu Lisesi okulunu yaptıran hayırsever iş adamı Haydar Ali Öztaş ile eşi Sezin Öztaş, çok sayıda öğretmen ve öğrenciler ile daire amırleri ve ziraat odası başkanı Dursun Karslı katılmıştır. Valimiz Mustafa Toprak, törende yaptığı konuşmada Çorum'daki yaklaşık 500 okul arasından 40 tanesinin Beyaz Bayrak başvurusu yaptığını ve bunlardan 30'unun bu ödülü almaya hak kazandığını belirterek şunları söyledi; ”Bu başarı yöneticilerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin ortak başarısıdır. İnsana ve eğitime yapılan katkıları şükranla karşılıyoruz. Değerli hayırsever iş adamımız Haydar Ali Öztaş'ı da ilimize böylesine güzel bir okul kazandırdığı ve sürekli yaptığı katkılardan dolayı şükran duygularımla kutluyorum. Ancak bu tür güzel işler bir tek kişiyle olmuyor. Farklı Haydar Ali Öztaşlar çıkarak bu güzelliklere güzellik katmalı dedi.”İlçe Kaymakamımız Gürsoy Osman Bilgin ise konuşmasında hedeflerinin ilçede bulunan 68 okulun tamamında Beyaz Bayrak alma standardına ulaşabilmek olduğunu söyledi. Konuşmaların ardından Beyaz Bayrak almaya hak kazanan Haydar Öztaş Anadolu Lisesi, Hürriyet İlköğretim Okulu ve Fevzi Çakmak İlköğretim Okulu müdürlerine Vali Toprak tarafından sertifikalar, pirinç levhalar ve beyaz bayrakları teslim edildi. Daha sonra Vali Toprak, hayırsever iş adamı Haydar Ali Öztaş'a ilçeye ve eğitime yaptığı katkılardan dolayı plâket verirken Öztaş da Vali Toprak, Kaymakam Bilgin ve Belediye Başkanı Karacif'e birer teşekkür plaketi sundu.04.06.2008 Sungurlu

 Yukardaki haberle ilgili fotoğraflar aşağıdadır.

















YAVUZ SELİM İLKÖĞRETİM OKULUNUN  RESİM ÖĞRETMENLERİ VE ÖĞRENCİLERİNİN 2007-2008 ÖĞRETİM YILI İÇERİSİNDE YAPTIKLARI RSİMLER,TİCARET ODASININ BULUNDUĞU BİNANIN ALT KATINDA 05.06.2008 TARİHİNDE SERGİLENDİ. İŞTE GELECEĞİN RESİM ÖĞRETMENLERİ VE RESAMLAR YAPTIKLARI RESİMLER.

                                                                             05.06.2008 SUNGURLU


ÖMER İNAN Yavuz Selim İlköğretim Okulu resim öğretmeni


Resim öğretmeni ve öğrencileri





































2008-2009 Eğitim ve Öğretim yılı içerisinde Sungurlu'da düzenlenen resim sergisinden çekilen fotoğraflar.04.06.2009


































İsmetpaşa İlköğretim Okulunun 2008-2009 yılı sonu etkinlikleri


























SUNGURLU'DAN FOTOĞRAFLAR





 Ömer CİVELEK                                      SUNGURLU



























MANASTIR DAĞINDAN ÇEKİLEN SUNGURLU FOT.




Sungurlu’da yaşayan Mehmet ve Hatice TUNÇKILIÇ’IN kızları Sema 12.03.1981 yılında dünyaya ailenin en küçük kızı olarak gözlerini açmıştır.Çocukluğunu Sungurlu ilçesi Şeker pınar mahallesinde geçirmiş ilkokulu Sungurlu’da okumuştur.Teyzesinin ısrarı üzerine ailesinin istememesine rağmen teyzesinin oğlu Ercan ÇOBANER ile  17 yaşında evlenmiş ve eşi ile birlikte Almanya’nın yollarına düşmüşlerdir.Şiddetli geçimsizlik nedeni ile çok sıkıntı çekmiştir.8 Ağustos 2005 yılında Almanya’dan acı bir haber geliverir.Ercan Çobaner Sema ÇOBANER’İ boğarak ölümüne sebep olur.Almanya’dan cenaze 3 gün sonra kimsesiz bir şekilde Sungurlu’ya gönderilir.Sema ÇOBANER 11 ağustos 2005 yılında Sungurlu Sarı tepe asri mezarlığına  çok kalabalık bir  halk topluğu tarafından  acılar içerisinde defnedilir.Bunun üzerine  Sungurlu Halk aşığı Melek ........

tarafından Hatice TUNÇKILIÇ ‘ın  ağzı ile bu ağıtı söylenmiş ve bu ağıt Ali TERAZİ  tarafından derlenmiştir. Ağıt yöre şivesi ile söylenmiş mümkün olduğu kadarı ile aslına sadık kalınmıştır.13 HAZİRAN 2009

 

Deyzemin oğluna gelin oluyom

Yana, yana güller gibi soluyom

İkinciye ben hamile kalıyom

Hasret ölüyom ona yanarım.

 

Gelin oldum Almanya’ya giderim

Anam bacım size veda ederim

Nazlı yârim düşmanmış ne derim

Hasret ölüyorum ona yanarım.

 

Sema’m gelin oldu mutlu olmadı

Alın yeşilin güller gibi solmadı

Yavrusunu kucağına almadı

Gurbet elden öldüm ona yanarım.

 

Almanya’da Sema’mı öldürmüş

Yakmış közler gibi söndürmüş

Öldüğünü polislere bildirmiş

Hasret öldü de ona yanarım.

 

Gül gibi Sema’mı duyan üzüldü

Gözlerimden kanlı yaşlar süzüldü

Çorum Sungurlu’ya mezar kazıldı

Kara toprak sardı benim yavrumu.

 

Babasının öldürdüğünü görüyor

Annem nerde diye her gün soruyor

O yavruya nasıl cevap veriyor

Kara toprak sardı benim yavrumu.

 

Gelinlik resmine bakar yanarım

Sema’m izine gelir sanırım

Saatler saniye seni ararım

Kara toprak sardı benim yavrumu.

 

Gelinlik iresmine herkes bakıyor

Senin acın ciğerimi yakıyor

Çeyizlerin güller gibi kokuyor

Kara toprak sardı benim yavrumu.

 

Bir tanecik kızına kimler bakıyor

Gözyaşlarım seller gibi akıyor

Alın yeşilin güller gibi kokuyor

Kara toprak sardı benim yavrumu.

 

Hasret yazın mezarının taşına

Doyamadım kirpiğine kaşına

Bir baksanız gözlerimin yaşına

Kara toprak sardı benim yavrumu.

 

Babası kardeşi nasıl dayandı

Çifte bacıların köz gibi yandı

Çeyizi sandıkta basılı kaldı

Kara toprak sardı benim yavrumu.

 

Dayana bilsem mezarını yoklarım

İresmini güller gibi koklarım

Gözyaşımı ben babandan saklarım

Kara toprak sardı benim yavrumu.

 

Âşık Melek bu olaya üzüldü

Gözlerinden kanlı yaşlar süzüldü

Hamile yavruma mezar kazıldı

Kara toprak sardı benim yavrumu.





 SUNGURLU'NUN TARİHİ EVLERİ 2008






















GALİP ÜNLÜTÜRK'ÜN (ARZUHALCI) AĞA KONAĞININ
 DIŞ VE İÇ GÖRÜNÜŞÜ FOTĞRAFLARIDIR.       SUNGURLU 2008




















BU EVLERDE SAFRANBOLU EVLERİDİR,İKİ İLÇE ARASINDAKİ FARKI BU FOTOĞRAFLARIN  DİLLERİ ZANNEDERSEM YETERLİDİR.
























  Sungurlu'da kaybolmaya yüz tutan 
el ve dokuma sanatları;
SSSSSS

''Beşdam Köyünden Fadime Çakmak İle Söyleşi''

SSSSSS










 Mustafa KARAKOÇAN





























 Yukardaki el sanatları yok olurkan,
aşağıdaki ürünlerin tamamı çin malı olup,
Sungurlu pazarında satılmaktadır.









Sanat Nedir

özet : belli kalıplar içine konulamayan ve estetik olan insan duygularının dışa vurumudur.

detay : Sanat, insanlık tarihinin her döneminde var olan bir olgudur. İnsanlığın geçirdiği evrimler yaşama biçimlerini, yaşama bakışlarını, sanat biçimlerini ve sanata bakışlarını değiştirmiş, her dönemde ve her toplumda, sanat farklı görünümlerde ortaya çıkmıştır.

Bugün sanatın "duygusal ve düşünsel etkileme gücü"ne sahip oluşu daha belirleyicidir. Bu anlayışa en uygun tanımı yapan Thomas Munro'ya göre; "sanat doyurucu estetik yaşantılar oluşturmak amacıyla dürtüler yaratma becerisidir." Sanat, güzel ile uğraşır. Güzel göreceli bir kavramdır. Kendi içinde tutarlı bir bütünlüğü taşıyan şey çirkin, acı verici, iğrendirici bile olsa estetik açıdan güzeldir.

Sanat, nesnel ve öznel yaklaşımlara göre farklı açıklanır. nesnel yaklaşımda sanat, toplumsal etkilerle, öznel yaklaşımda ise salt bir bireysellikle yaratılır.

kant'a göre; sanatın kendi dışında, hiçbir amacı yoktur. Onun tek amacı kendisidir. Güzel Sanatı ancak deha yaratabilir.

hegel'e göre; sanattaki güzellik doğadaki güzellikten üstündür. Sanat, insan aklının ürünüdür. Kendisine doğanın taklidinden başka amaç bulmalıdır.

Marks'a göre; yaratıcı eylem, insanın ve doğanın karşılıklı etkileşiminin bir aşamasıdır. Bu, toplumsal bir karakter taşır. Sanat, yaşamı insanileştiren bir olgudur. Araştırıcı, yaratıcı, çok yönlü tümel insana ulaşma çabası içinde sanatlar gelişebilir.

B. Croce; güzelliğin yerine anlatımı öne çıkarır. Sanat, sezginin ve anlatımın birliğidir. Bireysel ve teorik bir etkinliktir. Doğa, sanatçının yorumu ile güzel olabilir.

Sonuç olarak Sanat, deha düzeyindeki zekanın, var olana karşı tepkisinin, tutarlı bir bütünlük içerisinde somutlaştığı bir alandır. Sanatçı, zekası ve sezgileriyle çağının önünde giden insan olduğu için, gerçek sanatın anlayanı azdır. Onu anlamak için çaba gerekir.

KAYNAKÇA
Doğan, Mehmet. 100 Soruda estetik. Gerçek Yayınevi: İstanbul: 1975.
Sena, Cemil estetik sanat ve Güzelliğin Felsefesi. Remzi Kitabevi.lstanbl11: 1972.
Sözen, Metin; Uğur Tanyeli. sanat Kavram ve Terimler Sözlü Remzi Kitabevi İstanbul: 1986.
Timuçin, Afşar estetik. 2. Baskı BDS Yayınları. 1993. 

Zanaat, insanların maddeye dayanan ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan işe verilen isimdir. Zanaat, öğrenimle birlikte el alışkanlığı sonunda elde edilen el becerisini ve ustalığı gerektirir. Mesela, demircilik, çömlekçilik, kaportacılık, marangozluk birer zanaattır. Zanaatkar ise, belli bir zanaatın becerisine sahip olan ve o zanaatı meslek edinmiş emekçidir.
 yeri gelmişken değinelim. Sanat, bir şeyi kurallarına uygun yapma tarzına verilen Arapça bir isimdir. Türk Dil Kurumu'nun Türkçe sözlüğünde sanat hakkında şöyle denilmektedir. "Sanat, bir duygunun, tasarının veya güzelliğin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılıktır." Sanatkâr ise, Arapça "san'at" ile Farsça kâr kelimelerinden oluşan bileşik bir kelime olup güzel sanatların herhangi bir dalında eser veren kişidir.


 İŞTE ÖZLEDİĞİMİZ ALIN TERİ İLE EKMEK KAZANAN BİR YURTTAŞIMIZ.

KALAYCILIK

Sungurlu ilçesinde  faaliyet gösteren kalaycılar ve kalaycılık mesleği günden güne azalmaktadır. Eskiden ilçenin değişik yerlerinde ve akarsu kenarları ile dükkanlar da faaliyet gösterilen kalaycılık mesleği, günümüzde birkaç  dükkan ile mahalle aralarındaki  tezgahlarda sürdürülmektedir.

 

Eskiden kalaycıların bulundukları dükkanların önünden geçerken  çekiç, körük, kap kacak sesleri o muhitin bir neşe kaynağı ve usta ellerin bir marifeti olarak sokaklara yansırdı. Kalaycılık mesleğinin zaman içinde yok olması mutfak ve diğer araçların yaygınlaşması plastik, cam, porselen, çelik tencerelerin ortaya çıkması neticesinden tamamen yok olmak üzeredir. 

 

Fakat buna rağmen, elinde hâlâ bakır mutfak araç ve gereçleri bulunan,aynı zamanda sağlığının kıymetini bilen, bakır kalaylı kaplardan yemek yemenin zevkini ve sağlıklı yönünü seçen yurttaşlar tek tük de olsa da var. Kalaycılık bu mesleği yapanların geçim kaynağını oluşturmaktadır.

 

Kalaycılık sanatının yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı günümüzde, İlçede bu mesleği yapanların sayısı bilinmemektedir.Elli yılı aşkın süredir çıraklıktan kalfalığa, kalfalıktan ustalığa yükselen Güner YALDIZ usta bunlardan bir tanesidir.Güner ustanın neler yaptığını aşağıda ki fotoğraflarda görmekteyiz.


 GÜNER YALDIZ  SUNGURLU





















   BİR MİLLET SANATTAN VE SANATKARDAN MAHRUMSA
TAM BİR HAYATA MALİK OLAMAZ.

                                                       MUSTAFA KEMAL ATATÜRK


Sungurlu Halk Eğitim Merkezi ASO-Sungurlu A.T.L-Endüstri Meslek Lisesi ve Kız Meslek Lisesi Tarafından ortaklaşa düzenlenmiş olan yıl sonu Sergisinden çekilen fotoğraflar.19 Mayıs 2008





















Buda Trabzon'un el sanatı



Sungurlu'da bulunan SARITEPE mezarlığında 02.05.2009 trihinde çekilen fotoğraflar






















































05.06.2009 Tarihinde Sungurlu Belediyesi tarafından ilçemize getirilen sirk gösterisinden çekilen fotoğraflar













































Sungurlu Kaykamamız Sayın Gürsoy Osman BİLGİN'in
Polatlı Kaymakamlığına tayını çıkmış olup,
14.08.2009 tarihinde ilçemizden ilişiğini kesecektir.
Sayın kaymakamımıza ilçemizden ayrılması münasebetiyle Sungurlu Belediye Başkanı Selahattin UZUNKAYA İlçemiz halkı adına 13.08.2009 tarihinde Mavi Ocak tesislerinde
 veda yemeği vermiştir.
Veda yemeğine Çorum Valimiz Sayın Mustafa TOPRAK
ve tüm Sungurlu daire amirleri,Çorum milletvekili Ahmet AYDOĞMUŞ, ilgenel meçlis üyeleri ve mesleki kuruluş temsilcileri katılmıştır.Sayın Kaymakamımıza uğurlar olsun der yeni Görev yerinde ailesi ve çocuklarıyla birlikte sağlık,mutluluk ve başarılar dileriz.14.08.2009 SUNGURLU

VEDA YEMEĞİNDE ÇEKİLEN GITOĞRAFLAR;










Sungurlu tarihi
 

Sungurlu Anadolu’nun ilk siyasi birliğini kuran (M.Ö. 1500 -2000) yılları arasında Hitit krallıklarına merkez olan HATTUTAŞ’ın (Boğazkale)  28 km  kuzeybatısındadır. Önceleri 1754 ‘de KALINSAZ bucağı adı ile Yozgat’a bağlanmış, Kalınsaz ismi daha sonra BUDAKÖZÜ çayının ismini almış, vilayet  sisteminden sonra Çorum’a bağlanmıştır. Cumhuriyetin kurulmasından sonra bu statüsünü korumuştur. Sungurlu Osmanlı yönetiminde 1866 tarihinde  ilçe ve  belediyelik olmuştur. İlçenin 128 yıllık  belediyelik tarihi vardır. Yapılan araştırmalarda Sungurlu  adının kullanılması ile  ilgili ilk yazılı belge Kanuni Sultan Süleyman döneminde tahrir defterleridir.16 . yüzyılda hazırlanan bu defterlerde Sungurlunun köy olarak geçtiği  kesin olarak bilinmektedir. Bu gün şehrin merkezinde bulunan Ulu cami ve hamam Hicri(1170), Miladi(1756) tarihlerinde yapılmıştır.Bugünkü Sungurlu’nun olduğu yerdeki yerleşme  çok eskiye gitmese de (16 yy.) Sungurlu’ya çok yakın yerlerde yapılan araştırmalarda  çevrede yerleşme tarihi eskilere inmektedir. Bu araştırmalarda ilk  yerleşmeler Kalkolitik döneme kadar inmektedir.  Sungurlu’nun doğusun yer alan Alacahöyök  , Kalınkaya ,Büyük Gülücek  ve Pazarlı köylerinde yerleşme izleri günümüzden  7500 yıl  öncesine dayanan Kalkolitik  döneme aittir.Sungurlu ,1574  Kalınsaz  bucağı  adıyla Yozgat ‘a bağlanmıştır. Kalınsaz  adı bir süre sonra hemen yakından geçen  Budaközü   çayının adına dönmüştür. Osmanlı kayıtlarında geçen Budaközü  bugün kü Sungurlu’nun bulunduğu yerdeki yerleşmenin adı değildir. Budaközü olarak kasdedilen yer bugün Sungurlu’ya bağlı köylerin bağlı bulunduğu köylerin bağlı  bulunduğu  kazanın adıdır. Bu saha içerisinde yer alan  yerler kazaya ismini verecek bir merkez olmadığı için bu sahaya çok önemli olan çayın adı kazaya verilmiştir. Bu sırada Sungurlu’nun adı Sungurludur. Ancak köy olduğu için kazaya  adını  verilmemiştir.  Osmanlı idare sisteminde bu şekilde kaza adları, o sahadaki yerleşim yerlerinden birinin adı olmayabilirdi. Böyle yerlerde kadı geziciydi. Kadı nerede  durursa kazanın merkezi orası olurdu. İşte 16 yüzyılda köy olan Sungurlu ancak 18.yy  da önemli olmaya başlamış, Kadı devamlı olarak burada  durmuş ve  Budaközü olan kazanın adı  da zaten yerleşim yeri olan  Sungurlu’nun adını almıştır.

Sungurlu ve çevresindeki yerleşimlerin neden bu kadar eskilere indiği bir tesadüf  değildir.  Yerleşmelerin bu çevrede  çok  erken başlaması  bu çevrenin  arzettiği  doğal şartlar ile  Anadolu üzerinde işgal ettiği yerin stratejik  bir değer taşımasına  bağlıdır. Türkiye haritasına bakılırsa Sungurlu, Karadeniz bölgesiyle orta Anadolu bölgesi arasında sınır yani bir geçit  kavşağında olduğu  görülmektedir.  Bu özellik yüzey şekillerinden iklime,bitki örtüsünden ulaşıma kadar  hemen her konuda kendini göstermiştir , böylece bu karakteri ile çevre insanlarına çok eski dönemlerden beri yurt olma özelliği kazandırmıştır Sungurlu’nun şimdiki nüfusu yaklaşık 40.000'dir. Köyleri ve beldeleri  ile birlikte nüfusu 85.000 dir.                                                                           alıntıdır


   




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Ali İhsan Yüksekkaya( aligymhotmail.com ), 20.02.2012, 19:13 (UTC):
Ali bey çok güzel bir site hazırlamışsınız elinize emeğinize sağlık. Ben Sungurludan paşa yüksekkayanın ( akçalı köyünden) oğluyum 1986 da ayrıldık memleketimizden ama hala akraba ve arkadaşlarımız var birkaç yılda bir gider geliriz yukardaki fotolar mükemmel bende eski kapı ahşap oyma hobisi var hatta bilirmisiniz bilmem kürt çakır ağa derler çakır emmiden bir eski ermeni işi tavan göbeği kopyası aldım tabii orjinali yok ama çakır emmi çok uzun yıllardır bu konularla ilgilendiği için orjinaline yakın yapmış onu oturma odama koydum ve bakar bakar dalarım yukardaki fotolardada oyma kapı süsü gördüm o hangi evde belirtirseniz sungurluya gidince görmek isterim. Ağa konağını bilirim sonu trajik biten emirali mustafa efendiye aitmiş hikayesinide bilirim.tekrar siteniz için tebrik eder size sağlıklı hayırlı günler dilerim mailimi yazdım ben Alanyada ikamet ediyorum..saygılar

Yorumu gönderen: Ali TERAZİ( terazialihotmail.com ), 22.02.2012, 17:50 (UTC):
Sevgili Ali İhsan Bey,siteme ve Sungurlu'ya göstermiş olduğunuz ilgiye teşekkür ederim.Sungurlu ile ilgili arşivimde buna benzer çok fotoğraflar var.İlginiz nedeniyle bir Eski Sungurlu evleri bölümü eklemem gereği doğmuştur.En kısa sürede gereğini yerine getireceğim.Bu fotoğraflar Galip Ünlütürk'ün(Arzuhalcı)ağa konağı denen binada çekilmiştir.Sizi tanıdığımdan dolayı çok bahtiyarım.Sevgilerimle...



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Siten:
Mesajınız:


ALİ BABA SİTESİ
BU SİTEYE 50156 ziyaretçi (119709 klik) GELDİ
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
ALİ BABA SİTESİ